HABER DETAYI

28 Mayıs 2021 09:58

Her çocuğun okulu farklı

Her çocuğun okulu farklı

Vizyoner öğretmen ve yöneticiler, sanata, spora olanak tanıyan öğrenme ortamları, öğrencinin çok yönlü gelişimini destekleyen akademik programlar… İyi bir okul denilince bu kriterler öne çıkıyor. Ancak okul tercihi yaparken çocuğun kişisel özelliklerinin mutlaka dikkate alınması gerekiyor. Çünkü bir çocuk için ideal olan okul, bir diğerini çok mutsuz edebiliyor.

Aileler, çocuklarının en iyi eğitimi almaları için tüm olanaklarını seferber ediyor. Tek amaçları var onlara iyi bir gelecek sunmak. Okul tercihleri, onların geleceğini şekillendirecek yolculuğun en önemli adımı. İlkokul, ortaokul, lise… Her adımda, tekrar tekrar tüm kriterler büyük bir titizlikle inceleniyor ve en doğru karar verilmeye çalışılıyor. Ancak bu çok kolay değil. Okulun eğitim sistemi, öğretmenlerinin nitelikleri, sunduğu diplomalar, yabancı dil olanakları, binası, sosyal etkinlikleri… Hem kriterler çok hem de okul sayısı. Peki, bu kadar seçenek arasından doğru okulu nasıl bulacağız? Ailelerin “Hangi okul?” sorusunu yönelttiği bu günlerde, konuyla ilgili merak edilenleri Yeditepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümü Başkanı Doç. Dr. Yelkin Diker Coşkun’a sorduk.

Sosyalleşme önemli

Bir okulun iyi olup olmadığını nasıl anlarız?

İyi okul; çocuğun kendini rahat ve güvenli hissedebileceği ve bu sayede hem akademik hem de sosyal gelişimini yaşına uygun şekilde gerçekleştirebileceği bir kurumdur. Kurum olmanın altını çizmek gerekiyor. Kurumsallık beraberinde güçlü pedagojik alt yapısı olan vizyoner öğretmen ve yöneticileri; ulaşım ve beslenme gibi hizmet-lerin kalitesini, sanattan spora iyi planlanmış gelişim ve öğrenme ortamlarını, öğrencinin çok yönlü gelişimini destekleyen akademik programları, öğrenme süreçlerinin izlenmesi ve değerlendirilmesini bilimsel yapabilen, ebeveynlerle çocuğun iyi olma halini destekleyecek şekilde işbirliği yapabilmeyi getirir. Bir okulu, iyi okul yapan atmosfer bu saydığımız özelliklerin bir bütünüdür. Bu özellikleri karşılayan okul, tüm yaş gruplarındaki öğrenciler için iyi bir tercih olacaktır. İster ilkokul, ister lise olsun öğrencinin gelişimini çok yönlü destekleyen, sosyal beceriler kazanmasını sağlayan okul, iyi okuldur.

Okul tercihinde en önemli kriter nedir?

Okul tercihinde en önemli kriter çocuğun kendisidir. Anaokulundan itibaren çocuğun kimlik gelişimini aileden sonra en çok etkileyen yerin okul olduğunu unutmamak gerekiyor. Bu nedenle çocuğun kendi gibi olabileceği, öğretmeni ve arkadaşlarıyla açık iletişim kurabileceği bir okul olması çok önemli. Seçimde çocuğun kişisel özellikleri de etkilidir. Ebeveynler okulun da çocuklarının özelliklerine uyup uymadığını değerlendirmeli. Örneğin dışa dönük özellikleri baskın birinci sınıf öğrencisi büyük, kalabalık, çok şubeli, çok fazla branş öğretmenin derslere girdiği bir okul ortamında sorun yaşamayabilir ancak tam tersi içe dönük bir öğrenci için bu okul uygun olmayabilir. Ayrıca ister devlet ister özel okul olsun öğrenciye akademik program dışında sunduğu sosyal olanakları da bu kapsamda düşünmek lazım.

Öğrencinin bütünsel gelişimini sağlayacak bir program çeşitliliğinin olması önemli bir ölçüt olmalı. Öğrenci özellikleri ile okul özelliklerinin hem aile hem de okul rehberlik servisi tarafından birlikte değerlendirilmesi faydalı olabilir.

Günü, yolda geçmemeli

Aileler okul tercihinde en çok hangi hataları yapıyor?

Aileler okul tercihi yaparken okulu yerinde gidip görmeli, yönetici ve öğretmenlerle görüşmeli; karar sürecine öğrenciyi de dahil etmelidir. En sık yapılan hata bir okulla ilgili başka kaynaklardan alınan bilgilerle, başka velilerden duyulan iyi ya da kötü söylemlerle karar verilmesi. Bir çocuk için iyi olan okul, başka bir çocuk için olmayabilir. Bu yüzden okul tercihinde eve yakınlık, varsa ücretinin değerlendirilmesi dışında en öncelikli olarak okulu çocukla birlikte yerinde görmek, eğitimcileriyle görüşmek ve ortak karar vermek olmalıdır.

Ebeveyn sınav başarısına odaklı okul tercihi yapabilir ancak sınav başarısının yaşam başarısı için tek başına yeterli olmadığı bir dönemdeyiz. Okul öğrenciyi bütüncül geliştirebiliyor mu? Ona kültür, sanat ve spor alanlarına ilişkin fırsatlar sunuyor mu? Bunları değerlendirmemek de önemli bir hata. Velilerin diğer hatası da isim yapmış okullara göndermek için eve uzaklık, çocuğun gelişim ihtiyacına uygunluk gibi kritik konulara dikkat etmemeleri. Oysaki özellikle küçük çocuklar için büyük şehirlerde okula gidiş gelişin saatler süren bir eziyet haline gelmemesine, okul sonrası sosyal aktivitelere katılıma dikkat edilmeli.

Kovid-19, neleri değiştirdi?

Pandemi süreci eğitimi kökten etkiledi. Öncelikle okulların çocukların sağlıklı, sosyal gelişimi için değerinin daha fazla anlaşıldığı bir süreç oldu. Ayrıca kriz durumlarını yönetebilen ve yönetemeyen okulları da gösterdi. Okul artık sadece bilgilerin öğrenciye yüklendiği bir yer değil, akademik ve sosyal becerilerin geliştirildiği, bir arada yaşama ve üretme kültürünün kazandırıldığı bir ortama evriliyor. Birçok okulun sınıf ve bahçe düzeni yeni kuşağın bu ihtiyaçlarını karşılamaktan uzak. Bu nedenle çocuk dostu dediğimiz içinde doğayla uyumlu, oyun alanlarının olduğu, farklı öğretim modellerinin uygulanmasına elverişli fiziksel imkânlar önemli bir kriter haline geldi.

 

www.milliyet.com.tr

HABERE YORUM YAP

HABERE YAPILAN YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.